Posts tagged ‘Halil Berktay’

April 6, 2013

Torosyan Tartışmaları: Biten Nedir?*

by Azad Alik

Taner Akçam**

Tartışılan konuları itibarıyla Torosyan tartışmalarının T24’de yayınlanan yazımla birlikte bitmiş olduğunu kabul etmek gerekir (http://t24.com.tr/haber/yuzbasi-torosyan-tartismalari-ya-da-suskunlugun-sessiz-anlasmasi/224224). Açıkça göstermiş bulunuyorum ki, Sarkis Torosyan adlı bir Ermeni subayı mevcuttur ve Osmanlı Ordusu’nda savaşmıştır. Anıları, abartılı veya bazı yanlış bilgiler içeriyor olsa da Torosyan’ın anlattığı kendi hayat hikayesidir.

Tartışmanın birinci evresinden geriye tek bir sorun kalmış gözüküyor. Hakan Erdem, Halil Berktay’a yazdığı bir notta Torosyan’a ait yayınladığım bir belge ile ilgili kuşkularını dile getirmiş. (http://www.taraf.com.tr/halil-berktay/makale-hakan-erdem-den-bir-aciklama-ve-yorumum.htm) İlgili belge, Torosyan’ın 1942 yılına ait askerlik yoklama ve sağlık raporudur. Ben, Hakan Erdem’in Torosyan’a ait zannederek yanlış bir belgeyi “talihsizlik eseri” yayınladığını iddia etmiş ve “doğru belge budur”, diyerek başka bir belge yayınlamıştım. Meselenin önemi şurada ki, benim yayınladığım belgede, “başın sol tarafında yara izi” (scar on left side of head) ifadesi bulunmaktadır. Torosyan, anılarında 1916 Kasımında Romanya’da başının sol tarafından yaralandığını söylemektedir.

read more »

Advertisements
February 22, 2013

Yüzbaşı Torosyan Tartışmaları: Ya da Suskunluğun Sessiz Anlaşması*

by Azad Alik

Taner Akçam**

“Geçenlerde Gaba Tepe [Kabatepe]’deki mevzilerimizden birine  yönelik şiddetli bir hücum düzenlendi. [Düşman askerleri] öyle bir gayretle saldırmışlardı ki saldırı sonrasında siperler arasındaki bölge Türk cesetleri ile doldu. Bu düşman tarafından Avustralya ve Yeni Zelanda hattını yarmak yapılmış en cesur girişimdi. Saldıranlardan bazıları Victoria birlikleri tarafından korunan siperlere kadar ulaştılar; fakat bizim askerler bu cesur düşmanın sadece silahlarını ellerinden aldılar. Ve onları esir ettiler. Daha sonra ortaya çıktı ki, saldırı günde ortalama 15 mil [yaklaşık 27 km] yalınayak yürümeye zorlanmış Ermeni [askerler] tarafından yapılmıştı. İstanbul’dan cebri yürüyüşle yola çıkarılmışlar ve üç hafta boyunca çok az yemek yiyerek yürümüşlerdi. [Cepheye] varır varmaz da, [bu] yorgun adamlara hiç bir başarı şanslarının olmadığı [bir hücum emri verilerek] düşmana saldırıya zorlanmışlardı.”[1]

read more »

June 19, 2012

Maça Papazı (1): Bir Patoloji Kurgusunda Hükümranlık Fantezileri*

by Burcu Gürsel


Çeviren: Sıla Okur

İğfal edilmiş, hayalleri yıkılmış, suçsuzluğunu kanıtlama yüküyle ezilmiş bir kadın.  Dogmatik, ikiyüzlü, korkak öğrenciler.  Yakın zamanda Wikileaks’in Türkiye’deki ilk yayın haklarını elde eden, silahlı kuvvetler dışında her kuruma karşı derinden gelen bir tavır belirsizliği içinde olan arada-muhalif  Taraf gazetesinin sayfalarını süsleyen iki fanteziye göre bunlardan ilki Ermeni Diasporası’nı, ikincisi de politize Kürtleri temsil etmektedir.  Söz konusu fanteziler 2011’in sonlarında Alper Görmüş’ün “Ermeniler neden 1915’e ‘takılıp kaldı…’”  ve Halil Berktay’ın “Soran olmadı ama hayır, ben BDP’de ders vermek istemiyorum” başlıklı yazılarında yer aldı.[1]  Bu yazılar başka birçok yerde görülebilen kestirme ruhbilimciliğe, görünüşte Ermenilere ve Kürtlere bir derece sosyopolitik destek verirken aslında bunları kurbanlık statüsüne sıkışmış yahut tutunmuş, alabildiğine irrasyonel, dengesiz, tutarsız alt topluluklar olarak nesneleştirmeye örnek teşkil ediyor.

read more »

%d bloggers like this: