Posts tagged ‘Suriye’

February 4, 2015

Cihadın Selfie’sini Çekmek ya da “Savaşın Alevleri”*

by aysenbaylak
10606352_10154645775650517_4231421525891343609_n

Courtesy of the artist

[Editörlerin notu: Ayşen Baylak‘ın** Eylül ayında twitter’da kaleme aldığı görüşlerini geliştirerek bizim için bir yazı haline getirmesini istemiştik. Yazıya gerek Baylak’ın gerekse bizim ana uğraşlarımızdan arda kalan zaman dilimlerinde geri dönebilmemiz nedeniyle oldukça gecikerek yayımlıyoruz. Baylak bu yazısıyla geçtiğimiz hafta Japon gazeteci Kenji Goto ve Ürdünlü pilot Muaz El Kasasbe’nin infaz görüntülerinin ardından bir kez daha hasara uğramış eski gerçeklikle, bu IŞİD gerçekliğinin bizi de dönüştürerek kurduğu yeni duruma ilişkin yeniden düşünmeye çağırıyor.]

Ayşen Baylak

Eylül ayında, IŞİD olarak bilinen (kendini son isimlendirmesiyle) İslam Devleti, Flames of War (Savaşın Alevleri) isimli bir propaganda filmi yayınladı. Bunun öncesi ve sonrasında da çeşitli medya kanallarında dolaşan onlarca ve çeşitli uzunluklarda video, klip vs.’nin yanı sıra, esirlerin infazını konu alan videolar da IŞİD denilince ilk akla gelen materyaller arasında yer almaya başladı. Yukarıda sözünü ettiğim videodan önce sadece Vice News’un örgütle ilgili belgeselini izlemiştim. Zaten Savaşın Alevleri filmini de izledikten sonra Youtube birkaç dakika içerisinde erişimi engelledi ya da içeriği kaldırdı.

read more »

May 28, 2013

Hatay İçin Henüz Vakit Varken*

by Azad Alik

Hale Akay & Ayda Erbal**

Yirminci yüzyıl öncekilerden farklı olarak yaşanan savaşlar ve soykırımlar sonucunda sivil ölümlerinin asker ölümlerini oldukça geride bıraktığı bir dönem oldu. 1990’lı ve 2000’li yılların büyük bölümünde dünyada birçok farklı bölgede silahlı iç savaşlara, etnik çatışmalara ve bunların sonuçlarına tanıklık ettik. Yaşananlar mevcut güvenlik politikalarının yeniden değerlendirilmesiyle birlikte, odağına bireyleri ve cemaatleri/toplulukları alan yaklaşımların öne çıktığı bir bilgi ve deneyim havuzu oluşturulmasına yol açtı. Bu süreç içerisinde çatışmaların engellenmesi ile çatışma sonrası yeniden yapılanma/rehabilitasyon hakkındaki literatür günümüzde artık devlet kurumları ve siyaset yapıcılar kadar, sivil aktörlerin de kullanabileceği vakıa analizleri, teorik tartışmalar ve uygulamaya yönelik kılavuzlar sunmaktadır. Bu yazıda son dönemde Hatay’da yaşananlar bu literatür üzerinden değerlendirilmekte ve çatışmaların engellenmesi hakkındaki literatür üzerinden bir durum analizi yapılmaya çalışılmaktadır.

read more »

May 15, 2013

Reyhanlı: Çatışmanın ve Siyasetin Kıskacında İnsan Hakları

by Hale Akay
Relatives of Ahmet Uyan and Ahmet Ceyhan who were killed in yesterday's car bombings, mourn in the town of Reyhanli of Hatay province near the Turkish-Syrian border

(photo by REUTERS/Umit Bektas) http://goo.gl/ylsVm

İnsan hakları örgütlerinin günümüz dünyasında en etkili ve etkin oldukları faaliyet kuşkusuz raporlama. En göz önünde olanından, en unutulmuşuna, dünyanın birçok çatışma alanında olan biteni İnsan Hakları İzleme Örgütü, Af Örgütü benzeri kuruluşların raporlarından izleyebiliyoruz. İnsan hakları örgütlerinin raporlarının sürekli ve belirli bir yöntem izlenerek yapılması durumunda medyadaki haberlere kıyasla iki önemli avantajı var: Güvenilirlikleri ve insanlık durumuna hak temelli bakarak odaklanabilmeleri.

Türkiye’de hak örgütlerinin raporlama konusunda uluslararası kuruluşlar kadar etkili olamadıkları aşikar. Bunun en önemli nedeni insan haklarının bir alan olarak 80 sonrasında, özellikle 90‘lar boyunca devlet kurumlarınca terör ve bölücülükle ilişkilendirilmiş ve marjinalize edilmiş olması.İnsan hakları kuruluşlarının sahip olması gereken güvenilirlik ve meşruiyeti oldukça zedeleyen bu yaklaşımın çok fazla değişmiş olduğu söylenemez. Bu yüzden sahadan etkin bilgi ulaştırdıkları zamanlarda bile örgütler yeterince ilgi göremiyor ve medyada yer bulamıyor. Yine de Türkiye’nin mevcut siyasal ortamında ve güvenden yoksun toplumsal ilişkileri içerisinde örgütlerin tartışmalı bir konuda sahadan bilgi aktarmalarının ne kadar önemli ve faydalı olabileceğinin örneklerini de gördük.

read more »

December 27, 2012

Mütemadi iç mihraklar / Alevilik Üzerine Notlar 2

by Gokhan Erdogan

“hatıraları bile kalmasın diye mezar taşlarının yazılarını dahi silmişti .“ (Yeritsyan)

Fotoğraf eleştirmeni Susan Sontag “kollektif hafıza denilen şey hatırlatıcı değil koşullandırıcı bir olgudur” (Sontag 2005) der. Bugün Türkiye’de Diyarbakır cezaevinin akibetinden, Madımak Oteline, geçmişin simgesel yüküyle yüklü bütün önemli gün, yer vb unsurlar bu kollektif hafızanın toplumu nasıl koşullandıracağı hesabı üzerinden düzenlenmeye çalışılmaktadır. Hitler sonrası Almanya’sına bakıldığında Nazizm bağlantılı, bina, sokak isimlerinin değiştirildiği, heykel, amblem, anıtların kaldırıldığını görürüz (ushmm 2012). Irçılıkla etkin ve aktif bir mücadele sürdürülmüş, toplama kampları korunmuş ve bu kamplara Nazizmin felaketini gözleriyle görmeleri için Alman halkının ziyareti sağlanmıştır. Öte yandan Türkiye’de 37 kişinin yakılarak öldürüldüğü Madımak otelinin alt katı, Alevi örgütlerinin tüm baskılarına rağmen, kebapçı dükkanı olarak 2009 Ekimine kadar faaliyetini sürdürmüştür.

read more »

%d bloggers like this: